“Ahir zamanda hiç kimse nefsine hâkim olamaz!” hadisinin ışığında böylesi fetret derecesinde dehşetli bir zamanda yaşamamızın acaba bir kurtuluş tarafı var mıdır? Üzerimize sel gibi saldıran şiddetli günahlardan nasıl kurtulabiliriz?”
Ahır zamAnda nefsıne hakım olmak
Niyet, bir işe kast etme ve azimle yönelme demektir. İnsan, nereye yöneldiğini ve ne istediğini niyet sayesinde bilir. Niyet, amelin kimliğidir. Amele rengini veren, kalite kazandıran en önemli iksirdir. İnsanın, bütün fiillerinin esası niyettir.
Niyetiniz amelinizdir
Bilmis ol ki; günün ilk vaktinde insan kendine hakki tavsiye edip, ona göre hareket edecegi gibi, aksamda kendini hesaba çekmesi için bir zaman ayirmalidir.
NEFIS MUHASEBESI
Medenî toplulukların en bariz vasıflarından biri, toplu halde yasamaya temayül göstermesidir. İnsan, yalnızlıktan nefret eder. Yüce Halikımızın insanı bir erkekle bir kadından halk edip, onları şube ve kabileler haline koyması, toplu halde yaşamanın sünnetullâha muvafık olduğunu göstermektedir.
ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ
Toplu halde yaşamak beser hayatında asıldır.
Akıl sahibi her insan için Allah’ın varlığını ve birliğini bilip kalben tasdik etmek farzdır. Zerresinden kürresine kadar bütün eşya., devesinden piresine kadar her canlı Allah’ın varlığına — kendi hâl diliyle — şahidlik etmektedir. Yaratılmışların en şereflisi • bulunan insanoğlunun Allah’ın varlığını ikrarda ön safta olması gerekir. Eşyaya baktığımızda:
ALLAHÜ TEALAYA İMAN
Hanımına iyi huylu olmalısın, onunla yumuşaklıkla sohbet ve tatlı sözle konuşmalısın.
Ey evli dost…
Gece çocuğunuz-çocuklarınız uyuduğunda, yavaaşça girin odalarına..
Bugün ne yapın biliyormusunuz?
Saygılı bir eş mutluluk saçar
Aile ve sosyal hayatın huzurunu temin eden en önemli bağlardan birisi de hiç şüphe yok ki hürmet, saygıdır. Asâyişin temini, idarenin devamının temel taşı, aile ve toplumu meydana getiren fertlerin biribirine saygılarıyla mümkün. Saygı sadece büyüklere yapılan bir tevazu gösterisi değildir. Saygı, herkesin hakkına, hukukuna riayet etmektir.
*** Adım Ayşe, küçük Ayşe derler bana memleketimde. Yeşilin en güzel olduğu, papatyaların en canlı açtığı, kelebeklerin serbestçe uçtuğu bir yerde doğmuşum. Rüzgârların delice estiği, yağmurların amansız yağdığı bir dağ köyünde… Sevda şarkıları söyleyen kuşlardan, bana öğüt veren çiçeklerden ve derdimi okuduğum başı dumanlı dağlardan başka kimsem yok. Yalnızlığın kol gezdiği yüreğimle baş başa onca sene geçti, ‘neden ben’ diye sorup isyan etmedim. Rabbim soğuk ve sert geçen her kışın ardından baharı veriyor, yaprakları çiçekleri veriyor. Nasıl olur da ‘neden’ diye sorarım? Bu nankörlük olmaz mı?
Annelerimizin kıymetini anlayabilmek ümidiyle…
Cenâb-ı Hak biz kullarına maddî nimetler verdiği gibi birçok manevî nimetler de ihsan etmiştir. Bu nimetlerden biri de sıhhattir.
NİFAK HASTALIĞI
Sağlık nimeti, birçok maddî nimetlerden üstündür. Zira sıhhatimiz yerinde olmazsa yediğimizden ve içtiğimizden tad alamayız. Orucumuzu tutamaz ve namazımızı erkânına riayetle kılamayız.
Birçok kimseler, sağlığı bir nimet olarak bilmedikleri için sıhhatini korumakta gaflete düşerler.
![Validate my RSS feed [Valid RSS]](http://www.orjinet.com/valid-rss-rogers.png)
