Eğer desen: “Beni namazdan ve ibâdetten alıkoyan ve fütur veren, öyle lüzumsuz şeyler değil, belki derd-i maîşetin zarûrî işleridir.”
ZAMAN MUHASEBESİ
Ey lüzumsuz merak eden hasta! Sen hastalığın ağırlığından merak ediyorsun. O merakın senin hastalığını ağırlaştırır. Hastalığın hafifleşmesini istersen, merak etmemeye çalış. Yani, hastalığın faydalarını, sevabını ve çabuk geçeceğini düşün, merakı kaldır, hastalığın kökünü kes.
Ey lüzumsuz merak eden hasta!
Ey Hâlıkını tanıyan hasta! Hastalıklardaki elem ve tevahhuş ve korkmak ise, hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindendir. Ölüm, nazar-ı gaflet ve zâhirî cihetinde dehşetli olduğundan, ona vesile olabilen hastalıklar korkutuyor, telâş veriyor.
EY HALIKINI TANIYAN HASTA
Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i mâneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz, “Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?” diye yapılan suale cevaben deriz ki:
Ey nefis! Ubûdiyet, mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâbıkadır. Evet, biz ücretimizi almışız; ona göre hizmetle ve ubûdiyetle muvazzafız.
UBUDİYET
İnsan, sair hayvanata muhalif olarak, hanesiyle alâkadar olduğu misilli, dünya ile alâkadardır. Ve akaribiyle münasebettar olduğu gibi, nev-i beşer ile de ciddî ve fıtrî münasebettardır. Ve dünyada muvakkat bekasını arzuladığı gibi, bir dâr-ı ebedîde bekasını, aşk derecesinde arzuluyor. Ve midesinin gıda ihtiyacını temin etmeye çalıştığı gibi, dünya kadar geniş, belki ebede kadar uzanan sofraları ve gıdaları, akıl ve kalb ve ruh ve insaniyet mideleri için tedarik etmeye fıtraten mecburdur, çabalıyor.
İNSAN EBED İÇİN YARATILMIŞTIR
Meselâ, tıp fenninden sual olsa, “Bu kâinat nedir?” Elbette diyecek ki: “Gayet muntazam ve mükemmel bir eczahane-i kübrâdır. İçinde herbir ilâç güzelce ihzar ve istif edilmiştir.”
Madem Resül-i Ekrem Aleyhisselati Vesselam vahiy ile dünyaya çıktı; elbette yarım yamalak ve yalanlar ile karışık, kahinlerin ve gaibden haber verenlerin ve cinlerin ihbaratına sed çekmek lazımdır ki, vahye bir şüphe iras etmesinler ve vahye benzemesin.
MEVLİD-İ NEBEVİ’DEKİ HARİKALAR-2
Birincisi: Veladet-i Nebevi gecesinde; hem annesi, hem annesinin yanında bulunan osman ibn-il As’ın annesi, hem abdurrahman ibn-i Avf’ın annesinin gördükleri azim bir nurdur ki; üçü de demişler: “Veladeti anında biz öyle bir nur gördük ki; o nur; maşrık ve mağribi bize aydınlattırdı.”
MEVLİD-İ NEBEVİ’DEKİ HARİKALAR-1
Kadın ve erkek ortasında gayet esaslı ve şiddetli münasebet, muhabbet ve alaka; yalnız dünyevi hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor.
Evlenmek Niyetinde Olanlar, Bunları Bilmeli
![Validate my RSS feed [Valid RSS]](http://www.orjinet.com/valid-rss-rogers.png)
